Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

Aşk...

Resim
Aşk sadece barış, mutluluk, paylaşım değildir. Aşk savaşmaktır. Büyük mücadelenin ardından elde edilen aşk değerlidir. Aşkta dönüp gitmek yoktur. Dönüp gitmek çaresizliktir. Güçlü insan zırhını giyer ve aşkın karşısına çıkar. Aşk silahını çektiğinde ya bir hamle yapar ya da teslim olur. Ama dönüp gitmez. Kazanırsa aşk onundur. Kazanamazsa aşkın yasını tutacak kadar cesur ve sadıktır.
                                                                                                  - Merve

Çeviri Şiir~Sıfırın Altında İki Bin

Resim
I.
Kibar ve nazik olamadım
Maktuldüm, geldi katil olma vakti
Bitirdi ilişkimizi kesin şekilde
Kaygıya dönüştü ve katil bir yeise
Her zamanki gibi saçların
Dağıtmadı buğday ve sümbül
Sesin her zamanki gibi
Bülbül sunmadı çocuklara
Bu gece gayet uzun olacak
Uzun bir ara olacak aramızda

II.
Son nefesini vermekte aşkımız
Ulaştı sıfırın altında iki yüze
Ah ne şiddetli hava
Rüzgar söze katılıyor
Bu son gece için değil mi
Şiire giriyor soğuk
Kül tablasına, sigaraya
Yoruldum bu tiyatro gösterisinden
Kürk ve mücevher kongresi önündeki
Yoruldum küçücük rolümden
Yoruldum boyaya bulanmış yüzümden
Buhurdanların yükünden yoruldum

III.
Aşkımız ciddi bir noktada
Geldi sıfırın altında iki bine
Soğuk delip geçiyor elbiseyi bıçak gibi
Delip geçiyor duyguları
Kalmadı gözlerinde bir damla yaş
Ne orman kaldı ne ekin
Ne şiir ne de nesir
Kalmadı az çok bir neşe

IV.
Güneş doğdu
Sen oturuyorsun bir ucunda yatağın
Bense kar altındaki sevgimi denetliyorum
Güneş doğdu ve bulamadım sevgiyi
Ne büyük ne de küçük

-N…
Resim
Yazmak istiyorum...Aşk soyut kalamıyor.Damarlarımdan dökülmek istiyor damla damla kağıda.Bu sefer siyah mürekkeple değil kanla.Kan doldur , can gelsin kalemine.Aşk yazılır mı kağıda öylesine.Kanla yaz ki canlansın aşk kağıtta.Kimse dokunamasın şiirlerine.Utansın dokunan.Siyah mürekkep değil aşkın hakettiği.Yazıyorsan damardan kanla yazacaksın.Kırmızıdır aşkın rengi.İçinde esir etme.Aşk kalıbın kadar küçük değil , sığmaz içine.Zehir eder dünyanı.Bir yara aç en güzel damardan.Akıt zehrini kağıda.Zehir kağıtta cennet olur.Kim bilir cenneti? Kimse...Kimsenin bilmediklerini yaz.Öyle bir yaz ki ilk sen görmüşsün gibi.Okuyan hayal edebilsin aşkı.Herkesin dilinde kirlenen aşk kağıtlarında kanla can bulsun.O zaman şair derler sana.Şairler aşktan doğar ama aşk hakettiği yerde değil.Akıt kanını ey şair!Aşkı bulmuş desinler.Aşık olmakla aşk kadını ya da erkeği olunmuyor.Damarda hissettin mi ?Akıttın mı kan? Aşk delileri sever.Övmezler boşuna deli cesaretini.Aşk cesaret sever ey şair!Akıt kanını.…
ARAP KADINININ SESİ
Nizar Kabbani'yi tanıtmak istedim.Kendisi aşk ve kadın şairi ve Arap.Ben de Arapça öğrencisiyim,belirtmek isterim.Araplara karşı önyargımızı da silelim diye...Video umarım açılır.😊

Resim
Ah be kızım! Diğer yarın ne hissediyorsa hissetmeyi bilmelisin ! Bu hislerdir seni güçlü yapan ! Bazen anlamsızca hissettiklerin bundan ! Tam yaratıldın ama yarımsın ! Yarım olmasaydın bazen anlamsızca içinde hissettiklerine anlam verebilirdin ! Anla ve telepati kur! Tam olmak budur  ! Diğer yarın nerede olursa olsun onu enerjinle karanlığından çıkarmaktır ! Mutluluğu önemli değil, zaten o zaman yanında başkaları olacaktır.Sen onun o bilmese de hüznüne ortak ol ! İstemesen de olacaksın . Çünkü yarımın.Çok güçlü bir kadın ol ki yalnız olmadığını bilsin.Elinden tut ve kaldır.Tam olmak budur  Paylaşacaksın. . .

The Walking Dead Üzerine

Resim
The Walking Dead, yürüyen ölüler...
‘Yaşayanlardan korkun, ölülerden değil’
Bu yazımda en sevdiğim dizi olan the walking dead’i ve diziyi genel olarak kendi dünyamda nasıl yorumladığından bahsetmek istiyorum.
Bu dizi bence çoğu kişinin önyargıyla yaklaştığı gibi bir zombi dizisi değil, bir ‘karakter-kişilik’ dizisi.
Zombiler dünyayı istila etmiş, insanlar hayatta kalmak için mücadele veriyor ve yaşamdaki roller değişmiş. Yani en basitinden başrol oyuncusundan örnek verecek olursam; bir polis şefi olan Rick Grimes olaylar patlak verdiğinde sadece kurtulmaya çalışan bir grubun lideri olabiliyor. Yani artık paranın, mesleğin, siyasetin vb. hiçbir önemi kalmamış. Kısacası dünyanın çivisi çıkmış ve herkesin tek bir derdi var: Yaşamak.
Eğer gerçek hayatta böyle bir durum olursa insanlar nasıl bir yol izleyecekti?
Kendilerini unutup bir canavara mı dönüşecekler, yoksa her şeyi göze alıp onurlarıyla mı öleceklerdi?
Dizinin konusu bu şekilde.
Özellikle son bölümde böyle bir mesaj veriliyordu …
Resim
Kimse kimsenin Ay'ı olamaz.Herkes kendi karanlığını kendisi aydınlatır.Başkaları sadece karanlığa hizmet eder, karanlık olur.Bir bakarsınız o karanlıklarda savaş tohumları yeşermiş.Kanlı yeşil . . Bu yüzden mutluluğu içinde arayacaksın.Kitaplarda , filmlerde ya da bir başkasında değil. Bir başkası beşerdir.Beşer şaşar , beşer şaşınca mutluluk kaçar.Mutluluk kaçınca pembe gözlük çıkar.Pembe gözlüksüz 6 yıl . . Takıyorsan taviz vermeyeceksin kendinden , değişmeyeceksin.Güçlü adımlarla ilerleyeceksin . Bildiğini okuyacaksın kimseye aldırış etmeden.Benim mutluluğum içimde 17 yaşındaki küçük bir genç kızdaydı.İçimdeki harbi bitirdiğimde kendimi onun yanında buldum ve mutluluğumu devraldım.En başa döndüm.Mutlu olduğum, özgür zamanlarıma.Kalbimin tozlanmış raflarına pencere açtım.Esarete dair bütün kitapları yırttım attım raflardan.Doğrularımı , yanlışlarımı sevdim; güneşimi, mehtabımı..Bu kızı her anına şahit olarak büyüttüm.Karanlıktan girdim, aydınlıktan çıktım.Mutluyum sınır…

Yaralı Ruhlar Bahçesi

Resim
Birinin hayal kırıklığı olmak çok kötü...
Özellikle sevdiğin biriyse.
O da sana değer veriyorsa üstelik.
Ve belli etmez hiç kırıklığını
Sevmeye devam eder her şeye rağmen...
Ama bir gün gider...
Başka birinde gerçek olur tüm beklentileri
O kişi de gelip sana ait olanı alır gider sana hiç bakmadan...
Sanki hiç olmamışsın gibi...
Ve içindeki boşluğa susmasını söyleyip durursun
Ama o susmasını bilmez, sürekli konuşur...
Bu konuşmalardan çıkarman gereken dersler vardır demek ki.
Bir bakıyorsun, şu ana kadar düşündüğün tüm şeyler ne kadar geçiciymiş, ne kadar basit...
Ne kadar savaşırsan savaş o gitmiştir bir kere senden
Öncesinde sana kattıklarıyla avunabilirsin artık sadece
Ama bu yarayı olgun bir şekilde taşımasını bilirsen kalbinde,
Ve o karanlığın ardında
Sen daha güçlü bir şekilde çıkarsın.
Kimseye ihtiyaç duymadan tek başına, her şeye rağmen...